YÜK HÜCRELERİ ( STRAIN GAUGE )
Sabit bir cisme dışarıdan bir güç uygulandığında, malzeme üzerinde
gerilim ve burkulmalar meydana gelir.Gerilim objenin harici güce karşı gösterdiği
mukavemet, burkulma ise objedeki iç yer
değiştirme ve biçimsel bozulma diye tanımlanır.
Üzerine kuvvet uygulanan materyalde meydana gelen gerilme :
Uygulanan kuvvet : F
Uygulanan alan : A ‘ise
Üzerinde oluşan
gerilme ;
Gerilim ( r) : F / A
‘dan hesaplanır.
Burkulma ise, objeye
uygulanan güç sonucu materyal boyutlarında meydana gelen biçim değiştirmesinin
tüm etkilenen boydaki yüzdesel dağılımıdır.
Burkulma miktarı,
materyalin orijinal boyundaki değişimin, ilk boyuna bölümünden hesaplanır.
Burkulma ( e) : DL / L ‘dır.
Burkulma uzaması
0.005 inch / inch ‘den küçük ise mikro
burkulma ifadesi kullanılır.
Mikro burkulma : Burkulma x 10-6
Burkulma yani baskı
sonucu fiziksel değişim miktarı ve gerilme Yük Hücreleri ile ölçülür.
Strain Gauge’lerle
ilk bilgiler Lord Kelvin tarafından incelenmiş ve metalik iletkenlerin gerilmeye maruz bırakıldığında, elektriksel
direncinin değiştiğini görmüştü.
O günlerden sonra
keşfedilen bu parametrenin endüstriyel alanda ilk uygulamaları 1930 larda
başlamıştır.

Temelde tüm yük hücreleri (Strain Gauge’ler) mekanik hareketi,
elektriksel işarete çevirmeye göre dizayn edilir.
Metalin iç kapasitans ve induktansı veya direnci burkulmayla orantılı
bir büyüklük üretir.
Mesela tel gerilmeye maruz bırakıldığında, çapı daralmasıyla beraber
boyunda uzama meydana gelir. Bu da telin iç direncini değiştirerek gerilme
algılamasını büyütür. Tüm gerilmeler de
Gauge Faktör denilen, gerilim
hassasiyeti faktörü aşağıdaki eşitlikle hesaplanır.
GF : ( DR / R ) / ( DL / L )
: ( DR / R ) / Burkulma
İdeal tip yük hücresi, yalnızca dış etkiyle meydana gelen zorlama
sonucu hücredeki şekil değişikliğini elektriksel dirence çevirendir.Bununla
beraber uygulamalarda çevre sıcaklığı,
malzemenin imalat kusurları, yük hücresinin altındaki yüzeye olan
yapışma miktarı ve metalin esnekliğe karşı fiziksel stabilitesi, elektriksel
direncinin değişimini etkiler.
Farklı materyallerin aynı yöndeki gerilimlere karşı tepkisi de
farklıdır. Bir metale uygulanan yük kristal seviyede değişik eksenel
gerilemeler oluşturur. Kuvvetin bastığı yöndeki ana kuvvet haricinde
poison ve torsional gerilme gibi
ölçülebilir büyüklüklerin hepsi bunlara örnek sayılabilir..
Kesme (shear) zorlaması, materyalin baskı altında iken açısal kaçınımı
olarak ifade edilir.Örneklersek bir kitaba üst sağ köşeden güç tatbik
edildiğinde, kuvvet kitaba Tropezoidal şekil almaya zorlar. Bu durumda oluşan
shearing gerilmesi X ve Y eksenleri arasındaki açısal oran, yani tanjantı olarak düşünülebilir.
Poisson gerilmesi ise bir metal çubuğun incelip uzaması olarak
tanımlayabiliriz. Bu tip gerilmeye uzamaya göre ters yöndeki negatif gerilme
olarak da ifade edebiliriz. Boy artarken tel çapı düştüğünden iletkenlikte
düşer.

Çapsal Gerilme : DD / D
Boylamsal Gerilme ( el ) : DL / L
Poission
Oranı ( v ) : [ (DD / D ) / (DL / L ) ] = ( et / el )
YÜK HÜCRESİ TİPLERİ :
Yük hücresinin kuvvet altındaki
deformasyonu mekanik, optik, akustik, pnomatik ve elektriksel olarak ölçülebilir.
İlk imal
edilen yük hücreleri gerilmenin boyda yarattığı uzamayı, orijinal boyu ile
karşılaştırarak ölçen mekanik dizaynlı aletlerdi. Örneğin hala kullanılan
uzunluk ölçüm metresi gerilmeyi ölçmede kullanılabilmektedir. Ancak bu tip
aletlerin hassasiyetleri kaba ve kullanımı zordur.
Optik
tabanlı ölçüm cihazları çok doğru ve hassas ölçüm yaparlar. Fakat çok sık
arızalanmaları ve devamlı bakım zorunluğu endüstride kullanımı popüler
kılmamaktadır. Bir optik ışın kaynağında üretilen ışığın cisimdeki gerilmenin
yarattığı uzamaya bağlı olarak değiştirdiği aynaya çarpan ışığın açısal
yansımaya göre yoğunluk değişiminin algılanmasıyla ölçülür.Optik cihazların
ideal olarak kullanım yeri laboratuvarlardır.

Materyal
gerilmesinin parametre olarak en uygun olarak ölçülebildiği metod ise uygulanan
yüke karşı elektriksel direnç üreterek iletkenin boyundaki mikroskopik
değişimin ölçülmesidir.

Bu tip celler şu an en yaygın kullanım alanına sahiptir.Burada
daha çok bu tip yük hücresi (Strain Gauge) ‘nden bahsedilecektir.
Kapasitif
ve İndüktif tip yük hücreleri imal edilip kullanımaktaysa da, vibrasyona karşı
zayıf kalmaları ve buradan kaynaklanan hataların azaltılması için kompleks
montaj elemanların kullanılması ve sık arızalar bu tip cihazların kullanımını
engellemektedir.

İlk metalik
tel tip yük hücreleri 1938 de imal edilmiştir. Bu tip ölçüm hücreleri 0.025 mm
çapındaki iletken telleri bir ızgara gibi sararak Epoxy reçine kaplı ince bir
film tabakası altında gerilime maruz kalacak yüzeye yapıştırılmaktaydı.
Bu yüzeye bir kuvvet
uygulandığında, yüzeydeki uzunluk değişimi, hücrenin boyunu uzaltıp çapını
küçültmekte gerilme kuvvetine bağlı olarak şeritli ızgara’nın direncini lineer
olarak değiştirmektedir. Bu ızgara tipli yük hücresi ve alttaki yüzeye “metalik
bağlama yapışkanı” birlikte hareket etmekte, bu yapışkan aynı zamanda metal
yüzeyi ile yük hücresi arasında yalıtkan olarak kullanılmaktadır.
Bir yük hücresinin gerilim etkisiyle ürettigi elektriksel
sinyalin stabil olması ve çevresel
şartların (mesela sıcaklık) ölçmede yarattığı sapmaların etkisinin hesaba katılması
gerekir .Yük hücrelerinin çoğu sıcaklığa duyarlı olduğundan iletkenlik
parametresi değişmekte ve zaman geçtikce bu etki daha fazla artmaktadır.
Kısa süreli testlerde bu etki problem yaratmazken, endüstriyel uygulamalar gibi uzun süreye
yayılan ölçümlerde karakteristikteki bu değişim dikkate alınmaktadır.
Her yük hücresinin iç direnci
Geyç Faktörü ( GF ) denilen, direnç,
sıcaklık katsayısı, ısıl katsayı ve stabiliteyle beraber anılan bir katsayıya
sahiptir
.

Yük
hücresini oluşturan iletken teller Bakır-Nikel, Nikel-Krom, Platinyum-Nikel ve Nikel-Demir gibi metal alaşımlardan imal
edilmektedir.
Direnç Tip Yük Hücrelerinde Kullanılan Alaşımlar ve Özellikleri :
Platinyum-Nikel %90 hacim Pt-%10 Ni
Bakır-Nikel %55 hacim Cu-%44 Ni-%1 Mn
Nikel-Krom %65 hacim Ni-%20 Fe-%15 Cr
Karma %52
hacim Fe -%36 Ni-%8,5 Cr-%3,5 Mn
Metallerde
İletkenlik ve Direnç :
İletkenlik metalin içinden geçen
akıma karşı gösterdiği geçirgenlik seviyesi, direnç ise metalin akıma karşı
gösterdiği engel ya da kısıtlama olarak ifade edilir.
Bir A kesitine sahip metalde direnç ;
R = r x L / A dır.
Burada r : metalin iletkenliği
L :
iletkenin boyu
A :
iletkenin kesiti, alanıdır.
Elektriksel direnç sıcaklığa bağlı olarak değişir.Bazı malzemelerde
iletkenlik artarken bazılarında ise azalır. Grafit gibi karbon esaslılarda
düşerken, metallerde ise yükselir.
İletkenliğin
sıcaklığa bağlı olarak değişimini veren eşitlik ;
rT = r20 0c ( 1 + a DT ) dır.
Burada r20 0c :
iletkenin 20 0C deki özdirencidir.
a : Özdirenç sıcaklık
sabitidir.
DT : İletkenin 20 0C den farklı ortamlardaki sıcaklık farkıdır.
( T – 20 ) 0C dir.
Dolayısıyla direnç
parametresini sıcaklığa bağlı olarak yazarsak ;
R = rT x L / A
= r20 0c ( 1 + a DT ) x L / A
bulunur.
UYGULAMA:
Aşağıdaki şekilde
görülen Strain Gauge’nin “a” kesiti 0,005 mm, ”b” kesiti 0,1 mm olan dikdörtgen
biçimli Platinyum%90 – Nikel%10 alaşımdan imal edilmiştir. Yük hücresinin 20 0C
sıcaklıkta, 300 ohmluk dirence sahip
telden sarabilmemiz için ne kadar boyda tel kullanmalıyız.

Platinyum – Nikel karışımının özdirenci : 29,8 10 –8 ohm .m dir
R = rT x L / A
300
= ( 29,8 10 –8 x L ) / ( 0,005 10 –3 x 0,1 10 –3 ) ise
L = ( 300 x 0,0025 10 –6
) / 29,8 10 –8
L = 0,005 10 +2
L
= 0,5 metre
Eğer seramik tabanın
eni ve boyu 1,2 cm ise, Platinyum –
Nikel alaşımdan yan yana kalıptaki kaç
tane kanala “erimiş Platinyum – Nikel
tozu” püskürtmemiz (sarmamız) gerekir.İletkenler arasındaki boşluğu 0,1
mm kabul ediniz.
N tur adedi : 1,2 x 10 mm / 0,2 mm =
60 tur sarılması gerekir.
WHEATSTONE KÖPRÜSÜ :

Wheatstone köprüsü endüstride pek çok parametrenin ölçümünde bir
referans seviyesi esas alınarak,
karşılaştırmalı sinyal üretiminde kullanılan bir devredir.
Yukarda resmi görülen Wheatstone köprüsü çalışma prensibi olarak, eğer
R1, R2,R3 ve Rg dirençleri birbirine eşitse Vcc beslemesi köprü girişine
uygulandığında B ve D çıkışında herhangi bir voltaj okunmaz .Yani çıkış
sıfırdır.
Eğer yük hücresinin Rg’ye bağlı
olduğu bacakta uygulanan yükten dolayı strain gauge’ nin direnci değişirse
çıkış terminalinde voltaj artmaya başlar.
G köprü dizaynı da denilen bu yöntemde Rg direnci uygulanan kuvvetle
direnci değişir.
Yük hücreleri
Wheatstone köprüsüne 1 tane bağlanabileceği gibi 2,3 ve 4 bacağa da sabit
dirençler yerine Yük hücreleri bağlanabilir.
Toplam gerilim Vout = Vcd - Vcb den hesaplanır. Yada yukarda yazıldığı
gibi ;
‘den hesaplanır.
Diğer kullanışlı olan bir yöntemde bir bacağa bağlanan Yük hücresi
uygulanan gerilme kuvvetini ölçerken diğer bacağa bağlanan hücre sıkıştırma
kuvvetini ölçebilir.
4 köprülü uygulamalarda 2 yük hücresi(Geyc) gerilme kuvvetini pozitif
yönde ölçerken diğer iki hücre sıkıştırma kuvvetini negatif etkisini ölçer.Bu
durumda çıkış sinyali dört adet geyce uygulanan kuvvetlerin yarattığı gerilim
kuvvetleriyle orantılı bir çıkış olur.
Dört hücreli uygulamada ana test çubuğuna her yönden gelen
kuvvetlerle, germe, kesilme ve eksenel
etkili kuvvetler beraber ölçülmüş olur. Genelde Kantar sistemi gibi ağırlık
ölçümlerinde bu metod uygulanır.
Yük Hücresi İmalatı :
Yük hücresinin yerleştirileceği yüzey
alkol ve benzeri sıvılarla temizlenir ve kurutulur. 10x10 mm boyutundaki “kare kalıp” metal
çubuğun üzerine yerleştirilir . Bir eritme tabancası kanisteri (deposu) ‘ne toz
seramik yerleştirilir. Oksijen veya asetilen gaz ateşlenerek seramik tozları
yanmanın içinde eriyerek kalıba girer ve metal yüzeye fışkırarak yapışır burada
kalınlığı 0,2 mm lik seramik tabaka oluştururlur.
Metal ızgaralı tabakayı oluşturmak için “10 –15 kanallı kalıp” seramik
tabaka üzerine yerleştirilir. Aynı tabanca kanisteri bu sefer %90 pilatin %10
nikel tozu konur. Asetilen ateşlenerek toz içine akar ve eriyerek seramik
tabaka üzerinde ince metal iletken tabaka oluşur.
Yük hücresinin
seramik film üzerindeki görünümü aşağıdaki gibidir.

İnce film tip diye de adlandırılan bu tip yük hücreleri gerilime maruz
çelik çubuğa moleküler olarak bağlandığından, yerleştirme çok çok iyidir ve difüzyon
tekniğiyle üretildiği için de ( bu sektörde bir gelişme göstererek ) yapıştırma
gereksinimini tamamen ortadan kaldırmıştır. Yapıştırmalı tiplere göre metalle
aralarındaki yalıtkanlık oldukça yüksek olduğundan bu durum kayma, histeris
gibi bozucu sinyalleri oldukça düşürmüş ve iyi bir performansa kavuşmuşlardır.
Transducer Olarak Dizayn Edilmesi :
Yük hücreleri imal edildikten sonra kuvvet, yüklenme,basınç, tork ve
ağırlık ölçümünde kullanılmak üzere uygun metal çubuk ve diyaframlara monte
edilir. Bu çubuklar transducer olarak adlandırılır.
Burada ağırlık ölçümünde yük hücrelerinin nasıl çaliştığı
açıklanacaktır.
Aşağıda ağırlık ölçümünde kullanılan Load Cell montajı görülmektedir.
Wheatstone köprüsü bağlantısına özellikle dikkat edilmelidir.

Yük hücreleri 4 adet olmak üzere çelik karkas üzerine monte edilmiştir.
Dizayn olarak aşağı – yukarı, ileri ve geri bölgelerden gelen tüm hareket ve
güçleri ölçebilecek kabiliyettedir. Çünkü bu bölgelerden gelen herhangi bir
gerilmeye karşı dört cell’den biri mutlaka cevap verecektir.
Ayrıca bu dört cell Wheatstone köprüsünün her bir bacağına monte
edildiğinden çevre sıcaklığındaki bir artış hepsini aynı oranda
etkileyeceğinden farklı direnç uyumsuzluğu da ortadan kalkacaktır.
Yük hücreleri Epoxy reçine üzerine moleküler olarak sıcak erimiş
püskürtme ile kalıplandığından atomlar arasında moleküler bağlantı güçlü olup
üzerindeki iletken kanalları aynı anda çalışacaktır.Bu ince film imalatı celler
kuvvetli bir yapıştırıcı ile metal çubuk üzerine yapıştırılmıştır ve bağlandığı
yüzey ile beraber hareket etmektedir.Dolayısıyla uygulanan kuvvet nedeniyle
metal yüzeyindeki esneme cell iletkenlerini de uzatıp kısaltacağından iç direnç
değişimi nedeniyle bir sinyal üretilmesine neden olacaktır. Bu sinyal sonra
yükseltilip, lineerleştirilir ve bir
elektronik indikatörde belirlenen “Ölçüm Aralığı”nda ağırlık bilgisi olarak karşımıza çıkar.
Uygulanan ağırlık
( Kg ) Load cell Çıkışı ( mV
)
0.0 0.00
10.0
0.10
20.0
0.20
30.0
0.30
40.0
0.40
Yukarda referans ağırlık takılarak load cell hücresine uygulandığında
vereceği voltaj çıkışı gösterilmiştir.Bu
voltaj bir indikatöre giriş olarak verilecekse indikatörün gösterge aralığına
göre bir amplifikatör de yükseltilmelidir.
Derleyen: Shane